Ana içeriğe geç

Side'nin Dönüşümü: Bir Yerel Tanığın Anıları

Side Türkiye 16 Dakika
Side'nin Dönüşümü: Bir Yerel Tanığın Anıları

1988 yılında küçük ve sakin bir sahil kasabası olan Side'nin, yıllar içinde nasıl uluslararası bir turizm merkezine dönüştüğünü; anılar, gözlemler ve turizm deneyimleri eşliğinde keşfedin.

Geçmişten Günümüze Side'de Turizm ve Yaşam

35 yıldır Side’de yaşayan ve Vigo Tours’un operasyon departmanında çalışan Mehmet’ten, Side’ye tatile gelecek turistlere yardımcı olmak amacıyla bir makale yazmasını istedik. Aşağıda bu makaleyi bulabilirsiniz.

Side'de Turizmin İlk Yılları

35 yıldır Side’de yaşıyorum. Side’ye ilk kez 1988 yılında, yalnızca iki günlüğüne gelmiştim. O zamanlar Side, oldukça küçük bir sahil köyüydü. Büyük otel sayısı iki elin parmaklarını geçmiyordu. Antik yarımada içindeki küçük oteller ve evlerden dönüştürülmüş pansiyonlar ve bungalovlar altın çağlarını yaşıyordu. Turist sayısı bugüne kıyasla oldukça azdı ve gündüzleri plajlar son derece sakindi. Geceleri ise Antik Side Yarımadası’nda inanılmaz canlı bir atmosfer hâkim olurdu. Yerli ve yabancı turistler sabahlara kadar yiyip içer, eğlenir ve bu eşsiz ortamın tadını çıkarırdı.

Side sahillerinde belirli noktalarda su sporları istasyonları bulunurdu. Özellikle Side’nin batı plajı ile Kumköy yönündeki sahillerde faaliyet gösteren bu istasyonlarda paraşüt (parasailing), jet ski, banana bot ve benzeri su sporları aktiviteleri sunulurdu. Bu aktiviteler özellikle yaz sezonunda turistlerden büyük ilgi görürdü. Jet ski kullanımı kolay olduğu için en çok tercih edilen su sporlarından biri olurken, paraşüt aktivitesi ise Side kıyılarını ve Akdeniz’i yukarıdan izleme imkânı sunduğu için oldukça popülerdi.

1990’lı yıllarda su sporları istasyonları Side sahillerindeki turizm hareketliliğinin önemli parçalarından biriydi. Gün boyunca sahilde müzik sesleri duyulur, turistler sırayla aktivitelere katılırdı. O yıllarda su sporları bugünkü kadar çeşitlenmemiş olsa da, jet ski ve paraşüt Side sahillerinin en dikkat çeken eğlenceleri arasında yer alıyordu. Zamanla su sporları sektörü gelişti ve günümüzde flyboard, wakeboard, ringo, su kayağı, sürat teknesi turları ve tüplü dalış gibi çok daha fazla seçenek sunulmaya başlandı. Side’nin uzun kumsalları ve yaz aylarında genellikle sakin olan denizi, su sporlarının gelişmesinde önemli rol oynadı.

O yıllarda Köprülü Kanyon rafting turları henüz başlamamıştı. Turistlere sunulan başlıca aktiviteler arasında iki günlük Pamukkale turları ve Side Limanı’ndan kalkan tekne turları bulunuyordu. Ayrıca Manavgat’ın doğu yakasından hareket eden tekne turları da oldukça popülerdi.

O dönemlerde kullanılan tekneler bugünküler kadar büyük değildi. Manavgat’taki küçük tersanelerde inşa edilen ahşap teknelerle yapılan bu turlarda, tekneler köprünün altından geçer, küçük şelaleye kadar gider ve ardından geri dönerek nehir ağzındaki ahşap iskelelere yanaşırdı. Turun önemli bir bölümü burada verilen mola ile geçerdi. Günümüzde Manavgat’ta hizmet veren devasa gezi tekneleri de yine aynı bölgede bulunan tersanelerde üretilmektedir.

O yıllarda turistleri eğlendirmek için düzenlenen programlar oldukça doğaçlama ve samimiydi. Turizm sektörü henüz gelişim aşamasındaydı ve eğlenceler çoğunlukla spontane şekilde ortaya çıkardı. Örneğin, tekne personelinden bir erkek çalışan başına eşarp takar, etek giyer ve göğsüne portakallar yerleştirerek dansöz gösterisi yapardı. Bu tür gösteriler turistlerin ilgisini çeker ve neşeli anlar yaşatırdı.

Turistler tekne turlarında ağırlıklı olarak denizin, güneşin ve tekne gezisinin keyfini çıkarırlardı; ancak düzenlenen küçük eğlencelere de isteyerek katılırlardı. Asıl eğlence ise geceleri Antik Side Yarımadası’ndaki barlarda yaşanırdı. Burası oldukça canlı ve keyifli bir atmosfere sahipti. Side küçük bir yerdi, ancak kendine özgü cazibesi ve sıcaklığıyla ziyaretçilerine unutulmaz anılar bırakıyordu.

Side’den düzenlenen turlar arasında Pamukkale ve tekne turlarının yanı sıra köy turları ile Antalya şehir turları da bulunuyordu. Ayrıca bazı otellerin hamamları, genel temizlik ve zindelik masajı hizmetleri için dışarıdan gelen müşterileri de kabul ediyordu.

O yıllarda en çok ilgi gören tur hiç şüphesiz Pamukkale turuydu. O dönemlerde travertenlerin üzerinde yürümek, hatta güneşlenmek bile mümkündü. Yaz aylarında Pamukkale’ye çok yoğun bir turist akını olurdu. Bölgede bulunan birkaç büyük otel ile travertenlerin alt kısmındaki küçük otel ve moteller neredeyse sürekli dolu olurdu. Hatta bazı tur şirketleri, konaklama kapasitesini garanti altına almak için otellerle sezonluk garantili anlaşmalar yaparlardı.

Pamukkale turu aslında küçük bir Anadolu turu konseptiyle gerçekleştirilirdi. Yol üzerinde Toros Dağları’nda bir Yörük çadırı ziyaret edilir, bir köyde mola verilir ve cami gezisi yapılırdı. Katılımcılara İslam dini hakkında bilgiler aktarılır, ayrıca yol güzergâhında bulunan Salda Gölü’nde öğle yemeği molası verilirdi.

Dönüş yolunda ise Pamukkale bölgesindeki halı fabrikaları ziyaret edilirdi. Bu ziyaretlerde turistlere el dokuması Türk halıları tanıtılır ve satın almaları teşvik edilirdi. Ticari açıdan bakıldığında, o yılları turizmin altın dönemi olarak tanımlamak yanlış olmaz. Çünkü neredeyse her turist, Türkiye’den ayrılmadan önce mutlaka bir el yapımı Türk halısı satın alırdı.

Side'nin Büyümesi ve Değişimi

Bugün geriye dönüp o yıllara baktığımda ve bugünü geçmişle karşılaştırdığımda, aradaki farkın ne kadar büyük ve şaşırtıcı olduğunu açıkça görüyorum. Side ve çevresi inanılmaz bir büyüme yaşadı. Bir zamanlar yoğun turist trafiğine sahip olan Side içindeki küçük oteller ve pansiyonlar eski hareketliliğini büyük ölçüde kaybetti. Buna karşılık turizm bölgesi, batı yönünde Kumköy, Evrenseki, Çolaklı ve Gündoğdu’ya kadar yaklaşık 12 kilometre boyunca genişledi. Antik Side’nin arka tarafındaki Cennetler Mahallesi ile doğuda Sorgun, Titreyengöl, Kızılağaç ve Kızılot bölgeleri de büyük bir gelişim gösterdi. Bugün bölgeye bakıldığında, neredeyse her yerin otellerle dolduğunu söylemek abartı olmaz.

Side ve çevresi yalnızca büyük otellerle büyümedi. Özellikle 2004 yılında başlayan emlak hareketliliğiyle birlikte bölge, villa ve konut siteleriyle hızla dolmaya başladı. Başta İngiltere ve İskandinav ülkeleri olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden gelen yoğun talep, emlak sektöründe adeta bir patlama yarattı. Böylece büyük bir gayrimenkul alım furyası başladı. Bu süreç, önce geçmişte kooperatif olarak inşa edilmiş sitelerdeki mevcut konutlara olan talebi artırdı, ardından yeni konut projeleri ve yoğun inşaat faaliyetleriyle çok daha büyük boyutlara ulaştı. Ne yazık ki bu dönemde bazı taşınmazlar gerçek değerlerinin oldukça üzerinde fiyatlarla satıldı.

Side ve çevresi bu şekilde büyürken, Manavgat da farklı bir yönde gelişim gösterdi. Turizm sektörünün büyümesine paralel olarak artan yerel nüfusun konut ihtiyacı, Manavgat’ın genişlemesinde önemli rol oynadı. O yıllarda yaklaşık 60 bin olan Manavgat nüfusu, bugün 300 bine ulaşmış durumda. Günümüzde Side ve çevresindeki turizm merkezlerinde çalışanların ve otellerde görev yapan personelin büyük çoğunluğu Manavgat’ta yaşamaktadır.

1990’lı yılların başında internetin hayatımıza girmesine henüz daha yaklaşık 7 yıl vardı. O yıllarda televizyon, radyo ve basılı medya takip edilirdi. Ben her gün gazete alırdım. Gazete almak için bazen küçük bir motosikletle 2-3 kilometre uzaktaki bir markete giderdim. Çünkü gazete her yerde satılmazdı.

O yıllarda evlerde ve iş yerlerinde tuşlu, kablolu telefonlar kullanılırdı. İletişim büyük ölçüde sabit telefonlar üzerinden sağlanırdı ve bugün alışık olduğumuz mobil iletişim imkânları henüz hayatımızın bir parçası değildi.

Bölgede ilk mobil telefon kullanımı, 1992 yılında NMT sistemi ile başladı. Bu sistemde telefonlar genellikle araçlara monte edilir veya taşınabilir büyük aparatlarla kullanılırdı. Oldukça pahalı olan bu hizmet, daha çok iş insanları ve turizm sektöründe çalışanlar tarafından tercih edilirdi.

Bugün kullandığımız anlamdaki GSM cep telefonları ise 1996 yılından itibaren yaygınlaşmaya başladı. İlk yıllarda cep telefonları hem cihaz hem de kullanım maliyeti açısından oldukça pahalıydı. Buna rağmen, özellikle turizm sektöründe çalışanlar için büyük bir kolaylık sağladı ve iletişim alışkanlıklarını kısa sürede değiştirmeye başladı.

Side'nin Sosyal Yaşamı ve Gece Hayatı

Akşam olunca herkes Side’deki restoranlara ve barlara akın ederdi. Akşamları Antik Side’nin ana caddesinde limana gitmek için kalabalığın arasından güçlükle yürünürdü. O yıllarda otellerde henüz “her şey dahil” konaklama konsepti yoktu. Bu nedenle Side Limanı’ndaki balık restoranları muazzam işler yapardı. Akşamları barlar da tıka basa dolu olurdu. Bu barların çoğunu Side’nin yerli halkının gençleri işletirdi. Side, o yıllarda inanılmaz derecede güzel ve şirin bir sahil köyüydü.

O yıllarda Side kış sezonlarında doğal olarak çok sakinleşirdi. Ancak restoranlar ve barlar kapanmazdı. Antik Side’deki işletmeler için kış dönemi hem dinlenme hem de Side’ye günübirlik gezmeye gelen Türk tatilcilere hizmet verme zamanıydı. Kış aylarında herkes sabırla yeni sezonun açılmasını beklerdi.

O yıllarda Türkiye’de bugünkü anlamda kredi kartlarıyla otomatik ödeme sistemleri henüz yoktu. Kredi kartı özel bir makineye yerleştirilir ve kart bilgileri kâğıt slip üzerine geçirilirdi. Tatilciler genellikle yanlarında nakit para getirirdi. Parası tükenenler ise ya tatile geldikleri tur operatörlerinden, ülkelerine döndüklerinde ödemek üzere nakit avans alır ya da Side’de bulunan Anadolu Kredi Kartları Merkezi adlı kuruluşa giderek kredi kartlarıyla nakit para çekerdi.

Türkiye, turistlerin günlük harcamaları açısından oldukça ucuz bir ülkeydi. Bu nedenle ziyaretçiler yanlarında çok fazla nakit para getirme ihtiyacı duymazlardı. Ancak halı, deri ve kuyumculuk gibi yüksek tutarlı alışverişlerde kredi kartları kullanılır, ödemeler slip yöntemiyle gerçekleştirilirdi.

O yıllarda Antalya Havalimanı’nda iç hatlar ve dış hatlar aynı terminal binasında, yan yana hizmet veriyordu. Günümüze kıyasla oldukça küçük bir havalimanıydı. Özellikle yurt dışından gelen ve yurt dışına giden charter uçuşlarının yoğun olduğu günlerde ciddi kalabalıklar oluşur, bu nedenle zaman zaman uzun gecikmeler yaşanırdı.

Side ile Antalya Havalimanı arasındaki yol ve Alanya istikametine uzanan karayolu tek şeritliydi. Buna rağmen trafik sıkışıklığı pek yaşanmazdı. Tur operatörlerinin uçuş programları genellikle haftanın belirli günlerinde yoğunlaşırdı. Uçak geliş ve gidişlerine bağlı olarak transfer operasyonları sabah erken saatlerde başlar, gün boyunca devam eder, bazen ertesi güne kadar sürerdi.

1990’lı yıllarda Side, Türk tatilciler tarafından da yoğun ilgi gören bir tatil merkeziydi. Fiyatlar bugüne göre oldukça makuldü. O yıllarda turizmin endüstriyel yapısı henüz Side’nin karakterini değiştirmemişti. Side, ilk kez görenlerin hayran kaldığı ve tekrar tekrar ziyaret etmek istediği şirin bir sahil kasabasıydı. Bunda kuşkusuz canlı gece hayatının da önemli bir payı vardı.

1990’lı yıllarda Side’de diskotek olarak hizmet veren 4-5 önemli eğlence mekânı bulunuyordu. Bunların en ünlüsü, 1993 yılında açılan OXID Disco’ydu. Günümüzde bu mekânın bulunduğu yerde Defne Defnem Hotel yer almaktadır.

O dönemin diğer popüler gece mekânları arasında Side’nin doğu plajı tarafındaki Miranda Bar, Hasan Özen’in işlettiği Takıl Bar ve Mehmet’s Bar sayılabilir. Miranda Bar daha sonra kapandı ve işletmecisi Side Limanı’nda Light House adıyla uzun yıllar boyunca oldukça popüler olacak yeni bir mekân açtı.

Apollon Tapınağı tarafında bulunan Stones Bar ve Barracuda Bar da turistlerin yoğun ilgi gösterdiği eğlence mekânları arasındaydı. Side merkezinde yer alan Jungle Bar, Yakup’un işlettiği Bonjour Bar ve Jandarma Sokağı’nda bulunan, adını bugün hatırlayamadığım Güneş ailesine ait bir başka bar da dönemin tanınmış işletmelerindendi. Yaz sezonunda bu mekânlar geceleri tatilcilerle dolar, adeta taşardı.

Side’nin batı tarafında bulunan Deniz Atı adlı mekân da oldukça popüler bir eğlence merkeziydi ve özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görürdü.

1990’lı yılların eğlence hayatından söz ederken, Sezar’s Otel’in altında bulunan ve dışarıdan gelen misafirlere de açık olan diskoyu da anmadan geçmemek gerekir. Bunun yanında Küçük Plaj’ın sonunda yer alan Nympheum Disco da oldukça ilgi gören bir gece kulübüydü. Ancak daha sonraki yıllarda, muhtemelen bulunduğu alanın antik kalıntılar içerisinde yer alması nedeniyle faaliyetlerine son vermek zorunda kaldı.

Ayrıca Titreyengöl’de bulunan Grand Prestige Hotel’in Niagara adlı diskoteği de o dönemde faaliyet gösterirdi. Yine Titreyengöl mevkiinde, kanal boyunca ve Saat Kulesi Meydanı çevresinde bulunan restoran ve barlar oldukça ilgi çeker, özellikle yaz aylarında turistlerle dolar taşardı.

2000’li yılların başında Kumköy’de açılan ve yaklaşık 10 yıl boyunca bölgenin gece hayatının önemli adreslerinden biri olan Sammy Disco da unutulmamalı. Yerli ve yabancı tatilcilerin buluşma noktalarından biri haline gelen mekân, uzun yıllar Kumköy eğlence hayatına renk kattı.

Side büyüdükçe çevresinde de büyük ilgi gören restoranlar açılmaya başladı. Bunlar arasında en dikkat çekenlerden biri Kumköy’de bulunan Bistro 2000 Restaurant’tır. 2000 yılında hizmete açılan işletme, bugün hâlâ aynı yerde ve aynı işletmeci tarafından, müşteri memnuniyetini ön planda tutarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Manavgat’ta ise ırmağın doğu yakasında bulunan Adana ocakbaşı tarzı kebap restoranları oldukça popülerdi. Bu mekânlar, kebap severlerin sıklıkla tercih ettiği ve bölgeye gelen ziyaretçilerin de uğradığı yerler arasındaydı.

Side Limanında bulunan ve tarihi dokusunu koruyan Apollonik Bar, bugün bile aynı yerde ve aynı atmosferiyle hizmet vermeye devam etmektedir. Liman önü ve deniz manzaralı konumuyla Side’nin en ilgi çekici mekânlarından biri olmayı yıllardır sürdürmektedir.

Side'de Aktivitelerin Gelişimi

Aspendos Antik Tiyatrosu’nda düzenlenen Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali 1993 yılında başladı. Köprülü Kanyon’da rafting turlarını ilk kez 1992 yılında İsrailli girişimci Ran Barkan başlattı. Uzun saçları ve doğa sporlarına tutkusu ile dikkat çeken Ran Barkan’ı, daha sonra Turizm Bakanlığı’ndaki görevinden ayrılarak Trans Nature firmasını kuran Recep Eceer takip etti. Ardından rafting sektörü hızla büyüdü ve birçok yeni firma faaliyet göstermeye başladı.

Ben de ilk rafting deneyimimi 1992 yılında İskandinav iş arkadaşlarımla birlikte Ran Barkan’ın organizasyonunda yaşadım. O dönem için oldukça farklı ve heyecan verici bir deneyimdi. Gün boyu süren rafting turu son derece keyifli geçmişti.

Bugünkü Side’de sunulan turlar ve aktiviteler, geçmişle karşılaştırıldığında çok daha zengin ve çeşitlidir. 2000’li yılların başında Aspendos Antik Tiyatrosu’nda Mustafa Erdoğan’ın yapımcılığını üstlendiği Anadolu Ateşi dans gösterileri sahnelenmeye başladı ve kısa sürede büyük ilgi gördü. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde de tanınan Anadolu Ateşi gösterileri günümüzde de Salı ve Cuma günleri düzenlenmeye devam etmektedir.

Oymapınar gölünde tekne turları

Side’ye yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan Oymapınar Barajı’nda gerçekleştirilen Green Canyon tekne turlarının popüler hâle gelmesi de yine 2000’li yılların başına rastlar. Eşsiz doğal güzellikleri ve huzur veren atmosferi sayesinde bu tur, bugün Side’nin yanı sıra Antalya, Belek ve Alanya’dan gelen ziyaretçiler tarafından da yoğun ilgi görmektedir. Green Canyon tekne turları sezon boyunca her gün düzenlenmektedir.

Aynı dönemde jeep safari turları da ilgi görmeye başladı. İlk yıllarda dört kişilik ciplerle gerçekleştirilen bu turlarda araçları katılımcılardan biri kullanırdı. Günümüzde ise safari turları genellikle 10 kişilik araçlarla ve bölgeyi iyi tanıyan, gerekli belgelere sahip profesyonel sürücüler eşliğinde yapılmaktadır. Side’nin Toros Dağları eteklerinde gerçekleştirilen bu turlar, katılımcılara doğa ve macerayı bir arada sunmaktadır. Ayrıca Side bölgesindeki tüm otellerden alma ve bırakma hizmeti de sağlanmaktadır.


Doğa, macera ve yerel kültürü bir araya getiren Side Jeep Safari Turu, Toros Dağları'nın etkileyici manzaraları eşliğinde unutulmaz bir gün geçirmenin en keyifli yollarından biridir.


1990’lı yıllarda ve 2009 yılına kadar Side, kendi belediyesi olan bir beldeydi. Her beş yılda bir yapılan yerel seçimlerle Side halkı kendi belediye başkanını seçerdi. O yıllarda Side’nin nüfusu yaklaşık 8 bin kişiydi. 2009 yılında yapılan idari düzenleme ile Side’nin belde statüsü kaldırıldı ve mahalle statüsüne dönüştürülerek Manavgat Belediyesi’ne bağlandı.

2003 veya 2004 yılından itibaren iki günlük Pamukkale turları yerini büyük ölçüde günübirlik Pamukkale turlarına bıraktı. Bunun temel nedeni, turistlerin Pamukkale’yi tek gün içinde ziyaret ederek tatillerinden bir gün daha kazanabilmelerini sağlamak ve böylece tura daha fazla katılım elde etmekti. Her ne kadar günübirlik Pamukkale turu uzun ve yorucu bir program olsa da, zamanla oldukça ilgi gören ve sık tercih edilen bir tur hâline geldi.

Yine aynı yıllarda Antalya bölgesinin tamamından düzenlenen üç günlük Kapadokya turları da başlamıştır. Bu turların en önemli çekim unsuru hiç kuşkusuz Kapadokya’daki sıcak hava balonu uçuşları olmuştur. Daha sonra, 2015 yılında bir gece konaklamalı iki günlük Kapadokya turları da programa eklenmiştir.

İki günlük Kapadokya turları özellikle Rus ve Polonyalı turistler tarafından yoğun ilgi görmektedir. Ancak Kapadokya’da balon uçuşları günde yalnızca bir kez, gün doğumunda gerçekleştirilmekte ve tamamen hava koşullarına bağlı olarak yapılmaktadır. Bu nedenle, olumsuz hava şartları nedeniyle uçuşun iptal edilmesi durumunda ikinci bir uçuş şansı elde edebilmek için üç günlük Kapadokya turu daha avantajlı ve daha çok tavsiye edilen bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.

Vigo Tours ile Geçen Yıllar

Ben, 2000 yılında kurulan Vigo Tours’da kuruluş döneminden itibaren çalışmaya başladım. Side’nin 1987 yılından 2026 yılına kadar geçirdiği büyük değişime ve gelişime, aynı zamanda tur ve aktivite çeşitliliğinin zenginleşmesine kesintisiz olarak tanıklık ettim.

1990’lı yılların başında bir elin parmaklarını geçmeyen tur ve aktivite sayısı, bugün 50’ye yaklaşmış durumdadır. Vigo Tours olarak Side’de sunulan tüm tur ve aktiviteleri çevrimiçi rezervasyon imkânıyla, bölgedeki tüm otellerden alma ve bırakma hizmeti dâhil olacak şekilde dünyanın birçok ülkesinden gelen turistlere sunuyoruz.

Vigo Tours yalnızca Side’de faaliyet göstermemektedir. Aynı zamanda Alanya, Belek, Antalya, Lara, Kemer, Kaş, Fethiye, Marmaris, Bodrum, Didim, Kuşadası, İstanbul ve Kapadokya’da da yerel iş ortaklarımızla iş birliği içerisinde çok sayıda tur ve aktiviteyi misafirlerimize sunmaktayız.

2000 yılından bu yana mensubu olmaktan gurur duyduğum Vigo Tours, yalnızca günlük turlar ve geziler düzenlemekle kalmayıp, Türkiye’nin birçok havalimanı ile oteller arasında özel ve grup havalimanı transfer hizmetleri de sağlamaktadır. Transferlerde kullanılan araçların tamamı gerekli yasal izin ve lisanslara sahiptir. Araçların önemli bir bölümü VIP konseptinde düzenlenmiş, konforlu ve yeni model araçlardan oluşmaktadır.

Kişisel olarak ise, hobi amacıyla başladığım kuş gözlemciliği zamanla profesyonel bir faaliyet hâline geldi. Vigo Tours’un talebi ve desteğiyle 2011 yılından bu yana kuş gözlem turları rehberi olarak da hizmet vermekteyim. Bölgedeki göçmen ve yerleşik kuş türleri konusunda sahip olduğum bilgi ve deneyimi, Vigo Tours’un organizasyon gücüyle birleştirerek kuş gözlem turlarını sürdürmeye devam ediyorum.

Tekrar Side’deki tur ve aktivitelere dönecek olursak, Vigo Tours’un geniş tur yelpazesinde Side’ye tatile gelen hemen her ziyaretçi profiline uygun seçenekler bulunmaktadır. Doğa tutkunlarından macera arayanlara, kültür meraklılarından ailelere kadar herkes için farklı alternatifler sunulmaktadır. Bu turlar ve aktiviteler, misafirlerin Türkiye tatillerini çok daha keyifli ve unutulmaz hâle getirmektedir.

Side'yi Ziyaret Edeceklere Aktivite Tavsiyeleri

Son olarak, Side’ye gelen tüm ziyaretçilere tatillerinin ilk günlerinde geleneksel bir Türk hamamı deneyimi yaşamalarını tavsiye ederim. Genel vücut temizliği, kese uygulaması ve rahatlatıcı tam vücut masajı ile başlayan bir tatil, hem bedenen hem de zihnen yenilenmek için harika bir başlangıç olacaktır. Bu aktivite özellikle yetişkin misafirler için son derece keyifli bir deneyim sunmaktadır.

Side ve çevresinde tatil yaparken Antalya ve Alanya şehir turlarına katılmak, Akdeniz’in bu iki popüler şehrini yakından tanımak için oldukça güzel bir fırsattır. Bu turlar özellikle çocuklu aileler için de uygundur.

Doğa severler için Ormana Düğmeli Evler ve Toros Dağları Turu, Tazı Kanyonu ve Selge Turu, Alanya Sapadere Kanyonu Turu, Hidden Paradise ve Yeşil Göl turlarını gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Bu aktiviteler hem doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler hem de çocuklu aileler için oldukça uygundur.


Toros Dağları'nın etkileyici manzaraları, tarihi Selge Antik Kenti ve nefes kesen kanyon manzaralarını bir araya getiren Side Kartal Kanyonu ve Selge Antik Şehir Turu, doğa ve tarih severler için unutulmaz bir deneyim sunar.


Biraz daha macera arayanlar için ATV Quad Safari ve Buggy Safari turları Side’nin en çok ilgi gören aktiviteleri arasındadır. Bu turlar aileler için uygundur, ancak küçük yaş grubundaki çocuklar için tavsiye edilmez. Araçları kullanmak için sürücü belgesi gerekmemektedir. Turlar tamamen doğal parkurlarda gerçekleştirilmektedir.


Adrenalin dolu bir açık hava deneyimi arıyorsanız, Side ATV Quad Turu ile Toros Dağları'nın eteklerinde tozlu parkurlarda sürüş yapabilir ve Side'nin doğal güzelliklerini eğlenceli bir şekilde keşfedebilirsiniz.


Side tüplü dalış turları

Su altı dünyasını keşfetmek isteyenler için tüplü dalış turları da oldukça popülerdir. Side’nin berrak denizi ve su altı yaşamı katılımcılar tarafından büyük beğeni toplamaktadır. Dalış programları sırasında Side Su Altı Müzesi de ziyaret edilmektedir. Bu turlar ilk kez dalış yapacak kişiler için de uygundur. Ancak Türkiye’deki mevcut kurallar gereği 14 yaş altındaki çocukların tüplü dalış yapmasına izin verilmemektedir. Dalış yapan misafirlerin yakınları ise yüzme, şnorkelle yüzme ve teknede güneşlenme amacıyla tura katılarak sakin ve keyifli bir tekne gezisi deneyimi yaşayabilirler.

Side’de tatil yapanlar için yunus gösterileri ve yunuslarla yüzme aktiviteleri de oldukça ilgi çekicidir. Özellikle çocuklu aileler için unutulmaz bir deneyim sunmaktadır. Bunun yanında Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri düzenlenen Side Yunus Tekne Turu sırasında doğal ortamlarında yunusları görme şansı da bulunmaktadır.

Pazartesi ve Perşembe günleri Manavgat’ta kurulan büyük halk pazarı için düzenlenen ve Side bölgesindeki tüm otellerden alma-bırakma hizmeti sunulan turlar da her yıl daha fazla ilgi görmektedir. Bu tur kapsamında Manavgat Irmağı’nda tekne gezisi yapılmakta, ünlü Manavgat Şelalesi ziyaret edilmekte ve her türlü ürünün bulunabildiği Manavgat Halk Pazarı’nda alışveriş için serbest zaman verilmektedir.

Köprülü Kanyon Rafting ve diğer aktiviteler

Köprülü Kanyon rafting turları da aileler için oldukça uygun aktiviteler arasındadır. Köprüçay Irmağı son derece teknik veya tehlikeli bir rafting parkuru değildir. Zorluk derecesi düşüktür ve rafting botları genellikle 10-12 kişiliktir. Her botta deneyimli bir rafting rehberi bulunur ve turun güvenli şekilde gerçekleşmesini sağlar. Altı yaşındaki çocuklar bile ebeveynleriyle birlikte, rehberlerin uygun gördüğü şekilde botun orta bölümünde konumlandırılarak tura katılabilmektedir. Tüm katılımcılara can yeleği ve kask verilmektedir. Ayrıca rafting turlarında tüm bölgelerden alma ve bırakma hizmeti sunulmaktadır. Öğle yemeği Köprüçay Irmağı kıyısında servis edilmektedir. Daha fazla macera isteyenler için rafting programına canyoning ve Tazı Kanyonu ziyareti de eklenebilmektedir.


Macera ve doğayı bir araya getiren Side Köprülü Kanyon Rafting Turu, Köprüçay Nehri'nin serin sularında güvenli ve eğlenceli bir rafting deneyimi sunarak aileler ve macera tutkunları için unutulmaz bir gün yaşatır.


Side Gün Batımı Tekne Turu da yemek ve içeceklerin dâhil olduğu, oldukça ilgi gören aktivitelerden biridir. Side bölgesindeki tüm otellerden alma ve bırakma hizmeti sunulmaktadır. Tur, Alanya yolu üzerindeki Türkler Limanı’ndan saat 17.30’da hareket etmekte ve yaklaşık 22.00’de sona ermektedir.

Bir diğer popüler seçenek ise Big Kral Korsan Tekne Turu’dur. Bu tur da aynı limandan hareket etmektedir ve korsan temalı eğlence konseptiyle özellikle çocuklu ailelerin yoğun ilgisini çekmektedir.

Side Limanı’ndan düzenlenen yarım günlük balık tutma turları da bölgenin en çok ilgi gören aktiviteleri arasında yer almaktadır.

Bunun yanında Side Limanı’ndan veya Manavgat Irmağı’ndan hareket eden özel tekne turları da bulunmaktadır. Antik Side kıyıları boyunca yüzme ve güneşlenme imkânı sunan bu turlar, özellikle aileler ve arkadaş grupları tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.

Bu yazıda, bugünün Side’sini ortaya çıkaran geçmişin şirin ve samimi Side’sini anlatmaya çalıştım. Çünkü dünü bilmeden bugünü tam anlamıyla anlamak mümkün değildir. Umarım bu satırlar Side’nin geçmişini ve bugününü daha iyi tanımanıza yardımcı olur ve yazımı keyifle okursunuz.

Bu yazı, Side’de geçirdiğim yaklaşık 35 yıllık yaşamın ve turizm sektöründeki deneyimlerimin ışığında kaleme alınmıştır. Anılarla ve kişisel gözlemlerle zenginleşen bu yazıda istemeden hatalı aktardığım veya eksik bıraktığım bilgiler olabilir. Yazıyı okuyarak bilgi, görüş ve düzeltmeleriyle katkıda bulunmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılarım. Side’nin geçmişini ve bugününü daha doğru ve kapsamlı şekilde aktarabilmek için yapılacak her yapıcı katkı benim için değerlidir.

Side'de tatilinizi daha keyifli hale getirmek için birbirinden farklı günlük turlar ve aktiviteleri keşfedebilir, kültürden maceraya uzanan unutulmaz deneyimler yaşayabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş:

İlgili Yazılar

Beğenebileceğiniz turlar

Keşfe devam edin