Kapadokya Derinkuyu yeraltı şehri

Gizemleri Çözün, Tarihe Dalın: Derinkuyu Yeraltı Şehri'nin Esrarengiz Derinliklerini Keşfedin!

Kadim Gizemlerin Kalbine Yolculuk - Tarihin Canlandığı Derinkuyu Yeraltı Şehri'nin Gizli Güzelliğini Yaşayın!

Kapapdokya'da Yer üstü kadar altının da gizemli olduğu görülüyor! Kapadokya'da Sıcak hava balonuna binip gökyüzüne, vadilerde yürüyüp ilgi çekici doğa mucizelerine, ve yeraltı şehirlerine inip tarihin gizemine doğru gizem dolu bir yolculuk yapabiliyorsunuz. 

Kapadokya’da asırlarca süren yolculuklardan dik çıkmış ve ayakta kalmış yüzlerce ilginç peribacasının yanında, kökü ağaçlar gibi derinlere inmiş 36 kadar yeraltı şehri bulunuyor. Derinkuyu Yeraltı Şehri ise bu yeraltı şehirlerinin en büyüğü ve belki de en muhteşem olanı!

Derinkuyu Yeraltı Şehri'nin tarihi ne kadar eskilere dayanıyor?

Tarihi hakkında çok net bilgiler bulunmasa da, MÖ 3000 yıllarında Proto Hitit dönemlerinde yerleşilen Kapadokya yeraltı şehirlerinin bölge halkı tarafından Bizans döneminde yoğun olarak kullanıldığı düşünülüyor. Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin ziyarete kapalı olan alanlarından birinde bulunan ve Roma dönemine ait olduğu düşünülen mermer kartal heykeli bu düşünceyi doğrular niteliktedir.

Asur Kolonilerinin izlerini taşıyan Derinkuyu Yeraltı Şehri’nde 2 nci yüzyılda Roma baskısından ve zulmünden kaçıp Mezopotamya üzerinden Kayseri bölgesine, oradan da Kapadokya’ya geçen ilk Hristiyanların yaşadığı biliniyor. Girişleri kolay bulunamayan, bulunsa bile kolaylıkla içine girilemeyen bu gizemli dünya, ilk Hristiyanları Roma ve Arap akıncıların saldırılarından korurken, gizemli mimarisi ile de bugünün gezginlerine "acaba bunları başka gezegenlerden mi gelip inşa ettiler" diye meraklandırıyor!

19. yüzyıl ortalarına kadar Kapadokya'nın Derinkuyu bölgesinde yer üstünde bile herhangi bir yerleşim yoktu. Tamamen bir tesadüf eseri 1963 yılında bulunan, ve 1967 yılında ziyaretlere açılan Derinkuyu Yeraltı Şehri adını (derin kuyu) yeraltı şehrinin 60 - 70 metre kadar derinindeki 52 adet içme suyu kuyusundan almıştır. Yıllar süren temizlik ve kazı çalışmaları sonucunda toplamda 4 kilometrekarelik alanın sadece 2,5 kilometrekarelik 8 katı temizlenip ziyarete açılmıştır. Ziyarete açılan 8 katın derinliği 50 metredir. Tüm katlarının kazılması ve temizlenmesi halinde derinliğin 85 - 90 metreyi bulacağı ve toplam kat sayısının 13’e ulaşacağı düşünülmektedir. Bu gizemli şehirde yaklaşık 50 bin insanın yeraltında bu derinliklerde hiç dışarı çıkmadan uzun süre yaşadığı bilinmektedir.

Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin ziyarete açık 8 katını gezmek için yeraltında 50 metre derine bazen dar tünellerden geçilerek inilebilmektedir.  Dar ve kapalı alan korkusu olanlar bunda zorlanabilirler, ama dünyanın en gizemli yeraltı şehirlerinden birinin gezilecek ve keşfedilecek olmasını da unutmamak gerekir.

Derinkuyu Yeraltı Şehri'nin Katları

Kapadokya’nın yerin altındaki bu gizemli şehrini keşfetmeye dar bir geçitten girerek başlanıyor. Kaymaklı Yeraltı Şehri’nde olduğu gibi burada da iyi gizlenmiş koridor yapısındaki giriş bölümünün yaklaşık 5 metre aşağısında şehrin ilk katı bulunuyor.

Ahır, mutfak, şaraphane ve oturma odaları bulunan bu kat, bu gizemli yeraltı şehrinin en üst katını oluşturuyor. Kapadokya'ya özgü tüflü arazi yapısının, mühendisliğin henüz olmadığı o dönemlerde nasıl böyle ustalıkla yontulduğu ve havalandırma kanallarıyla muhteşem bir havalandırmanın tepeden en aşağıya kadar nasıl kesintisiz yapılabildiği gibi kafanızı kurcalayan sorularınızın cevabını katları inmeye başlarken aramaya başlayacaksınız. Ve aşağı doğru her adımınızda oldukça şaşıracaksınız.

2. kata ulaşıldığında ilk kattaki gibi oturma odaları, gıda ve erzak depoları, mutfak ve ahır olarak kullanılan bir bölüm ile karşılacaksınız.

Bu müstesna Yeraltı şehrinin tüm katlarına ulaşan ve mükemmel bir hava sirkülasyonunu sağlayan havalandırma boşluklarının merkezi ise 3. Kat ta bulunuyor. Derinkuyu’yu diğer yeraltı şehirlerinden farklı kılan Misyoner Okulu da bu katta bulunmaktadır. Misyoner Okulu beşik tonozla örtülü geniş tavan yapısından tanınmaktadır. Yeraltı şehrinin ortak toplanma yeri olan bu bölümde haç şeklinde bir kilise, günah çıkarma yeri ve mezarlık gibi alanlar bulunuyor. Burada ucu görülen uzun bir tünelin (9 km olduğu söyleniyor) başta Kaymaklı Yeraltı şehri olmak üzere, diğer yeraltı şehirlerine bağlantı tüneli olduğu söyleniyor.  Zorlanmadan 4 kişinin yan yana yürüyebildiği bu tünel 2 metre yüksekliğinde bir tavana sahip olarak adeta günümüzün metrolarını akla getiriyor.

4. Kata gelindiğinde, eski çağlarda kapısında meşaleli muhafızların beklediği gibi bir zindan çıkıyor karşımıza. Yeraltı şehirlerine ihtiyaç duyulmasının temelinde yatan "Korku, savunma ve güvenlik" konusunun en çok sindiği kat bu olsa gerek ki, sığınma yerleri bu katta bulunuyor. Tüm yeraltı şehrini ağ gibi boydan boya dolaşan ve kusursuz çalışan havalandırma kanalları, ve su kuyuları, sarnıçlar, ve mezarlıklar bu katta karşılaşılan diğer şeyler.

Ve 5. Katın şehri birleştiren bir dağıtım ve idare merkezi, daha doğrusu şehrin kalbi olduğunu söylemek gerekir. 3. kattan gelen tünel, sahanlık ve havalandırma bacasıyla sonlanıyor, ve havalandırma bacasından hemen sonra 7 nci kata inen başka bir tünel başlıyor, ve bu tünel 6. Katı oluşturuyor. Tünel üzerinde oyulmuş 5 küçük oda bulunuyor. Bu odalardan ikisinin kapı güvenlik odası, diğer üçünün de tünele giriş ve çıkışı denetleyen kontrol odası olduğu düşünülüyor. Ve 5. Kattan itibaren alt katlara iniş biraz zorlaşıyor çünkü sadece bir insanın geçebileceği ölçüde olan dar tüneller buradan itibaren başlıyor.

7.Katta Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin en geniş bölgesi bulunuyor. Bu bölümde büyük bir toplantı odası, yine bir mezarlık, yeryüzüne bağlantısı olmayan bir su kuyusu ve yine bir kilise var. 8. Kat ziyarete açık en son kat durumundadır. Burada havalandırma bacasının bulunduğu küçük bir oda bulunmaktadır.

Derinkuyu Yeraltı Şehri, MÖ 3000’lere kadar uzanan geçmişinde, sadece yaşam ve savunma alanı olan geçici bir yerleşim yeri gibi değil, üretimin ve sosyalleşmenin ciddi olarak takip edildiği bir şehir merkezi izlenimi veriyor. Öyle ki 1 kişinin bile zor sığabileceği tünellerin giriş kapısında bulunan insan boyundaki Tığraz denilen silindir taşlar, günümüz ülke sınırlarının tel örgüsü gibi şehri saldırganlardan korumak için düşünülmüş. Bu taş silindirler saldırı anında kapatılıyordu. Ve daha ilginç olan; bilinen en eski akıl hastanesinin bu yeraltı şehrinde olduğu düşünülüyor. Çok büyük ve karanlık bu yeraltı şehrinde aydınlatma ise küçük oyuklara bezir yağı konulup mesale yapılması ile sağlanmış.

Şu soru ortaya çıkıyor: Böylesine derin bir ortamda derin nefes almayı nasıl başarabilirsiniz?

Neyse ki, yeraltı şehrinde uygun hava sirkülasyonunun sağlanması için stratejik olarak yerleştirilmiş 50'den fazla havalandırma bacası bulunuyor. Ayrıca maharetli yeraltı nehirleri her katın su ihtiyacını karşılayacak şekilde titizlikle tasarlandı. 13 santigrat derecelik sabit sıcaklığı koruyan bu yer altı cenneti, yalnızca konforlu bir ortam sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda taze meyve ve sebzelerin saklanmasına da olanak sağlıyor. Gerçekten olağanüstü değil mi?

Derinkuyu Yeraltı Şehri Giriş Ücreti ne kadardır?

Derinkuyu Yeraltı Şehri giriş ücreti kişi başı 60 TL dir. Eğer Müzekartınız varsa bir yıl içinde 2 kez, Müzekart+ varsa sınırsız ziyaret edebilirsiniz. (Enflasyon nedeniyle fiyatlar farklılık gösterebilir)

Ziyaret saatleri:
Nisan - Ekim
08:00 – 19:00
Kasım - Mart
08:00 – 17:00

Müze ve ören yerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır.

Derinkuyu Yeraltı Şehri Nerededir, Nasıl Gidilir?

Derinkuyu Yeraltı Şehri Nevşehir’in, antik dönemlerdeki adı Melogobia olan Derinkuyu ilçesi sınırlarında bulunmaktadır. Derinkuyu ilçesine Nevşehir ve Niğde karayolu üzerinden ulaşılabilir. Nevşehir ili ile Derinkuyu arası 30 km, Niğde ili ile Derinkuyu arası ise 50 km dir. Göreme Açık Hava Müzesi’nden, Derinkuyu Yeraltı Şehri’ne Göreme – Uçhisar – Çardak – ve Kaymaklı üzerinden ulaşılabilir.

Derinkuyu yeraltı şehrini ziyaret etmek için önerilebilecek en iyi yöntem Yeşil Tur’a yani programında Ihlara Vadisi olan günlük tura katılmaktır (her yeşil tur programı Derinkuyu yeraltı şehrini içermeyebilir). Bu turda hem ünlü Ihlara Vadisi’nde harika bir doğa yürüyüşü gerçekleştirebilir ve hem de Kapadokya'nın bu çok önemli yeraltı şehrini görebilirsiniz. Kapadokya bölgesinde günlük turlara katılmanın Kapadokya'yı keşfetmek için bir çok avantajı bulunmaktadır. Günlük tura katılarak profesyonel bir tur rehberi eşliğinde detaylı bilgiler alabilir, gün boyunca farklı mesafelerdeki müze, vadi ve yeraltı şehirlerini görebilirsiniz. Kapadokya’daki günlük gezi turlarını ve aktivitelerini buraya tıklayarak görebilirsiniz. Ayrıca web sayfasından çevrimişi rezervasyon da yapabilirsiniz.

Derinkuyu Yeraltı Şehri Hikayesi

Tarihi oldukça eski ama keşfi yeni (1963) olan Derinkuyu Yeraltı Şehri, Mısır Piramitleri gibi çözülememiş gizemlerle doludur denilse pek abartı sayılmaz. Şaşırtıcı derinliği, "düşey ve yatay sınırları acaba nerede bitiyor" diye düşündüren büyüklüğü, ve ayrıca "o çok eski çağlarda mimari ve mühendislik hesapları nasıl yapıldı" gibi meraklar birleşince ortaya ciddi soru işaretleri çıkıyor. En alt kata bile eksiksiz oksijen sağlayan mükemmel havalandırma sisteminin nasıl yapıldığı, tünellerin birbirleriyle nasıl bağlandığı, tüflü arazinin yumuşak olsa da, o dönemde makina ve aletler olmadan nasıl oyulduğu büyük gizemler olarak karşımıza çıkıyor.

Yaklaşık 50 bin kişiyi hem de uzun süre barındırma kapasitesi olan bu yeraltı şehri günümüz mühendislerince her detayı mükemmel matematik hesaplarıyla planlanmış olağanüstü bir yapı olarak kabul ediliyor. Araştırmalara göre ilk Hristiyanların burada yaşamış olduğu düşünülse de, inşasını Hristiyanların yapıp yapmadığı hakkında ise net bir bilgi yoktur.

Erich Von Daniken'in Derinkuyu yeraltı şehri hakkındaki görüşü:

Derinkuyu Yeraltı Şehri hakkında çözülememiş ciddi düzeydeki gizemler dünya çapında da oldukça çok merak uyandırıyor. ‘Tanrıların Arabaları’ kitabıyla tanınan İsviçreli Araştırmacı ve yazar Erich Von Daniken de 1982 yılında bu gizemi araştırmak için bölgeye gelmiştir. Daniken Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirlerinde bir süre araştırmalar yapmış ve sonucunda ilginç tezler öne sürmüştür. Daniken’e göre saldırılardan korunmak ve savunma amacıyla yapılmış bu yeraltı şehri aslında havadan gelen saldırılara karşı inşa edilmiş ve o zamanlar dünyayı istila eden uzaylıların saldırılarından korunmak amacıyla kullanılmıştır.

Daniken gibi ciddi bir bilim adamının ortaya attığı havadan gelen uzaylı saldırıları tezi, ilginç bir şekilde bu bilim adamını hiç tanımayan Derinkuyu köylülerinin anlattığı havadan gelen melekler hikayesiyle de benzerlik gösteriyor.

Kapadokya'da nesilden nesile aktarılan ve halen yöre halkı tarafından konuşulan gizemli bir hikaye:

Derinkuyu Köylülerinin dededen toruna, kuşaktan kuşağa anlatarak yaydığı bir Derinkuyu Yeraltı Şehri hikayesine göre çok eskilerde Derinkuyu bölgesinde melekler yaşarmış. Melekler göklerden uçarak gelmişler ve orada bir ülke kurmuşlar. Bir süre sonra meleklerin kurduğu bu güzel ülkeye onlar gibi göklerden uçarak gelen kötü cinler ve acımasız ruhlar saldırmaya başlamışlar. Cinler ve perilerin kaotik savaşı, meleklerin sihirleriyle bu yeraltı şehrini yapması ve kötülüklerden kaçıp buraya sığınmasıyla son bulmuş. Köylülere göre bazı geceler melekler ışık demetleri olarak Derinkuyu'ya gelir ve kimseye görünmeden bu gizemli yeraltı şehrinde yaşamaya devam ederlermiş.

Derinkuyu Yeraltı Şehri, doğal ışığın hiç görünmediği, yüzeyin altına gizlenmiş olağanüstü bir yer. Aşama aşama, katman katman inşa edilen bu olağanüstü mimari harika, dar alanlarda manevra yapmayı gerektirebilir. Bu açıdan bakıldığında klostrofobi belirtileri yaşayan bireylerin bu muhteşem dünyaya adım atmaktan kaçınmaları önemle tavsiye edilir.

Derinkuyu Yeraltı Şehri hakkındaki rivayet ve hikayelerin ne derece doğru olduğu bilinmemekle birlikte Bilinen tek gerçek Kapadokya’nın altında daha bilinmeyen ve keşfedilmeyi bekleyen birçok yol, birçok şehir ve birçok gizemli dünya olduğudur. İnsanlık bir gün bu sırları bilme yeteneğine sahip olacak mı?

Oturum Aç